Genel Sağlık

Anksiyete Nedir, Anksiyete Belirtileri

Anksiyete nedir? Son yıllarda birçok insanda anksiyete hastalığı olduğunu duyuyoruz. Özellikle 2000’li yılların başından itibaren bu hastalık sahibi olan kişiler oldukça arttı. Birçok insan bilmese de anksiyete sahibi olabiliyor. Peki anksiyete nedir? Kimler anksiyete hastalığına sahip olur? Anksiyete; kişide endişe, korku, kaygı, gerginlik gibi durumların nedeni belli olmadan ortaya çıkmasıdır. Anksiyete sahibi insanlar gün içinde sık sık ve aniden gelecek hakkında kaygılar yaşamaya başlar. Anksiyete bozukluğu olan kişiler bu kaygılarıyla o kadar meşguldür ki başka hiçbir şeye vakitleri olmaz. Gün içinde başka bir işe vakit ayırmaya çalışsalar da düşünceleri izin vermez. Bu tarz kişiler sosyal ilişkilerinde başarılı olmakta zorlanır. Çünkü kendi kendileriyle konuşmaktan başkalarıyla konuşmaya vakit ayıramazlar. Başkalarıyla konuşamadıkça zamanla sosyal ilişkiler daha da kötü hale gelir.

Anksiyete Belirtileri Nelerdir?

Anksiyete bozukluğu sahibi olup olmadığınızı öğrenmek için belirtileri taşıyıp taşımadığınıza bakmalısınız. Anksiyete belirtileri; yorgunluk, umutsuzluk, sürekli gelecek hakkında olumsuz düşüncelere sahip olma, dikkat bozukluğu, hatırlama zorluğu, sık tuvalete gitme, kaygı anında kalp çarpıntısı ve nefesinin sıklaşması, kalp ağrısı, kas gerilmesi, çevresindeki insanlarla iletişim kurmakta zorluk, kimseyle konuşmayı istememe, öğürme ya da kusma, insanların söylediklerini unutmamak ve zihninde sürekli sözcüklerin altında anlamlar aramak, öz güven eksikliği, sık sık üzgün hissettiği durumları düşünmek ve üzülmek, hiçbir şeyden emin olamama, tenin solgunlaşması, ani sinirlenme, çok fazla uyuma ya da uyuyamama, toplum içinde yemek yiyememe, nedeni belirlenemeyen kaygılar, ölüm korkusu, düşünceleri toparlamada zorluk, açık havaya çıkma ihtiyacı ve boğazda düğümlenme olabilir. Anksiyete bozukluğu belirtileri fazla olabilir. Bu belirtilerden birkaçı sizde varsa anksiyete taşıyor olabilirsiniz.

Pek çok insan anksiyete nedir sorusunun cevabını aldıktan sonra anksiyete nedeni nedir diye de merak ediyor. Psikolojik hastalıklardan olan anksiyete bozukluğunun nedeni tam olarak bulunamadı. Fakat hastalığın temelini birçok sorun oluşturabilir. Bu sorunlar özellikle çocuk yaşlarda görülebilir. Bu nedenle doktorlar hastaların öncelikle çocukluk dönemini araştırır. Çocukluk döneminde travmatik bir olay yaşanması beyinde korku ile ilgili hassasiyet oluşturur. Böylece ilerleyen yaşlarda strese ve kaygıya hassasiyet meydana gelir. Doğal afete tanık olma, duygusal şiddet, duygusal taciz, fiziksel şiddet, fiziksel taciz, sevilmeyi hissedememe, sınav kaygısı gibi durumlar anksiyete nedenleri olabilir. Çocukluk döneminin dışındaki dönemlerde de anksiyete bozukluğu ortaya çıkabilir. Genetik faktörler her hastalıkta olduğu gibi bu hastalıkta da önemli bir nedendir. Psikolojik hastalıklar diğer bedensel hastalıklar gibi genetik olabilir. Kalp hastalıkları, uyku sorunları, mobbing, yemek yeme bozuklukları, sevilen ve önemsenen birini kaybetme, kaza geçirme, baskı altında olma, fazla tutucu veya koruyucu bir ortamda bulunma, sevildiğini hissedememe gibi durumlar da anksiyete nedenleri olabilir.

Anksiyete belirtileri en çok kaygı durumunda kalp çarpması, öğürme gibi durumlarla kendini belli eder. Sürekli gelecek hakkında kaygı duyuyor ve geçmişte yaşadıklarınızı düşünüyorsanız anksiyete bozukluğu taşıyor olabilirsiniz. Bu durumla mücadele etmek ve kendi psikolojik sağlığınızı koruyabilmek için psikiyatri uzmanı ile görüşebilirsiniz. Kişi kendi hayatını kurtarmak ve daha sağlıklı bir psikolojiye sahip olmak için anksiyete bozukluğunu tedavi ettirebilir.

Anksiyete Tedavisi

Anksiyete tedavisi için öncelikle psikiyatri uzmanının size anksiyete tanısı koyması gerekir. Düşüncelerinin bunalttığı kişilere uzman hekim anksiyete testi yapar. Bu testte bazı sorular sorulur. Kesin bir tanı için hasta, sorulan sorulara doğru yanıtlar vermelidir. Gelecek kaygısı her insanda olabilir fakat anksiyete bozukluğu yaşayanlarda bu durum kalıcıdır. Bu nedenle tanısı konulan kişiye uygun bir tedavi programı izlenir. Anksiyete tedavisi iki şekilde yapılır biri ilaç tedavisi diğeri de psikolojik tedavidir. İlaç tedavisi; çeşitli psikiyatri ilaçlarının hastaya düzenli kullandırılması ile olur. Anksiyete semptomları ilaçlarla giderilebilir. Psikolojik tedavide hastaya psikolojik terapi yapılır. Hastanın bilinçaltında konuşmalar yapılarak olumsuz düşüncelerin yerine olumlu düşünceler konulur. Bilişsel davranışçı terapi denilen bu sistem oldukça faydalı bir tedavidir. Tedavide olumsuz düşüncelerin ve anksiyete bozukluğunun temeline inilir. Bu aşamada hastaya belirli alışkanlıklar kazandırılır. Bilişsel davranışçı terapide işlevsiz düşünceler daha işlevli düşüncelerle yer değiştirilir. Bu terapi bazı kişilerde 3 seans sürerken bazı hastalarda 1 yıla kadar sürebilir. Her terapiden önce kısa bir görüşme yapılarak ilerleme durumu kaydedilir.

Anksiyete tedavisi aynı anda hem ilaçla hem de psikolojik terapi ile yapılabilir. Bu duruma hasta ve doktoru beraber karar vermelidir. Hastanın anksiyete bozukluğuna göre tedavide ilerleme yaşanır. Anksiyete tedavisi için nefes egzersizleri, gevşeme teknikleri gibi hareketler yapılabilir. Özellikle yoga ve meditasyon anksiyete için faydalı olur. Anksiyete bozukluğunun ne zaman geleceğini tahmin eden kişiler bu aşamada kendilerini rahatlatmak için gevşeme hareketleri yapabilir. Kişi, anksiyete bozukluğunda sosyal çevreden uzaklaşsa da bu hastalığın en önemli tedavilerinden biri de sosyal destektir. Aile üyeleri ya da yakın arkadaşlar anksiyete taşıyan kişiye ne kadar destek olursa hasta kendisini o kadar iyi hisseder. Bu nedenle mutlaka nefes egzersizlerini ve sevdiklerinizin desteğini geri plana atmamanız önerilir.

Anksiyete ile başa çıkabilmek için kişi kriz gelmeden önce ya da geldiği anda nefes tekniklerini doğru uygulamalı. Sakinleşebilmek için doğru nefes almayı öğrendikten sonra bu hastalıkla baş etmeniz daha rahat olur. Nefes alırken kendinizi olumlu açıdan telkin edin ve sakinleşmeye odaklanın! Anksiyete krizi geleceğini düşündüğünüz anda kitap okumak ya da yürüyüş yapmak gibi aktivitelere odaklanabilirsiniz. Özellikle açık havada yürüyüşe çıkmak hem nefes almak hem de sizi meşgul etmek için doğru olacaktır. Kaygılı düşüncelerden uzaklaşmaya çalışarak kendinizi anın akışına ve çevrenizdeki olanlara konsantre olmaya zorlayın.

Ayrıca şekerli gıdaların da anksiyeteyi tetiklediğini unutmamak gerekir. Tatlı krizlerinizi bastırmaya çalışarak şekerli gıdalardan uzak durun. Bol bol su içerek bu şekilde zihninizi temizlediğinizi düşünün. Anksiyete krizi olduğu an eğer oturur ya da eğik durumdaysanız vücudunuzu dikleştirebilirsiniz. Hemen ayağa kalkarak dik durun. Bu şekilde beyninize her şeyin normal olduğunu ve hiçbir sorun yaşanmadığını göstermiş olursunuz. Eğer yatmaya devam ederseniz beyin direkt sizin yorgun olduğunuzu anlar ve tekrar ayağa kalkmakta güçlük çeker.

Kendi kendinizi tedavi edebilmenin yöntemlerinden biri de sizi kaygılandıran düşünceleri yazmaktır. Sizi kaygılandıran düşünceleri bir kağıda yazarak karşısına da tam tersi düşünceleri yazın. Bu şekilde kriz geldiğinde kağıtta pozitif kısmı okuyarak kendinizi telkin edebilirsiniz. 3-3-3 şeklinde bir anksiyete krizi tedavisi vardır. Kriz geldiği anda aklınıza bunu getirebilirsiniz. Bu egzersizde etrafınıza baktığınızda gördüğünüz üç şeyin ismini sesli bir şekilde söyleyin. Daha sonra duyduğunuz üç sesi söyleyin ve son olarak da vücudunuzda üç parçayı oynatın. Kolunuz, bacağınız ve parmaklarınızı hareket ettirebilirsiniz. 3-3-3 kuralı ile anksiyete krizi başladığında sakinleşen birçok insan vardır.

Anksiyete krizi olan kişi, bu hastalığın toplumun %20’sinde olduğunu unutmamalı. Çocuk yaştan erişkinliğe kadar hayatın birçok döneminde bu krizi yaşayan birçok insan vardır. Kendinizi anskiyete olduğunuz için yıpratmanıza gerek yoktur. Bununla baş edebilmek tamamen kişinin elindedir. Anksiyete krizleri ilerledikçe kişinin hayat kalitesi düşer, çevresindeki insanlardan uzaklaşabilir. Kaygı bozukluğu olan biri kendi kendini tedavi etmeye başlamalı eğer durum ilerlerse doktora başvurmalıdır.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı